ios 13

Apple’ın yeni bir cihaz duyurmasından daha heyecanlı bir şey varsa o da yeni bir işletim sistemi veya yeni bir işletim sistemi güncellemesi duyurmasıdır. Çünkü Apple her şeyden önce bir yazılım firması ve donanımın yapabileceklerinin sınırını yine yazılım çiziyor. Apple’ın mobil cihazlarda kullandığı işletim sistemi iOS’in her güncellemesi, aynı zamanda teknoloji devinin duyuracağı yeni cihazların neler yapabileceğini göstermiş oluyor.

iOS 13 henüz duyurulmuş değil ve özellikleri hakkında da elimizde iddialardan ve sızıntılardan başka bir şey bulunmuyor. Dolayısıyla bu yazımızda size iOS 13’ün özelliklerini açıklamıyor ve yalnızca iOS 13’ten ne gibi beklentilerimiz olduğunu sizlere aktarıyoruz.

Karanlık mod

Apple bir cihazında yeni bir özellik kullandığında diğer cihazlarına da bir süre sonra aynı özelliği getirmesiyle biliniyor. Apple TV’de ve Mac’lerde karanlık modu kullanıma sunan Apple’ın iOS için benzer bir hazırlıkta olduğuna kesin gözüyle bakılıyor.

İsmi Siyah Devre olan bir sitenin karanlık modu ilk istek olarak listenin başına koyması ilginç gelebilir.(!) Ancak karanlık modu isteme sebebimizin altında estetik sebeplerden fazlası yatıyor. Bilindiği üzere Apple, son telefon ve tablet modellerinde OLED ekrana yer veriyor. En doğru siyah renkleri gösteren ve bunu yapabilmek için de ilgili piksellerin kapatıldığı bu ekran teknolojisi, tahmin edebileceğini üzere siyah renklerde en iyi verimi gösteriyor.  Sonuç olarak karanlık mod hem havalı hem de pil tasarrufu yönüyle gerekli bir özellik. Apple’ın bu özelliği iOS 13’te karşımıza çıkarmasını istiyoruz.

ios 13

Daha gelişmiş bir ana ekran

Eskiden çok fazla uygulama kullanılmadığı için ana ekranın gelişmiş özelliklere sahip olması gerekmiyordu. Uygulamaların yan yana dizilmesi veya küçük bir klasörün içine girmesi yeterli oluyordu. Fakat günümüzde telefonların depolama alanları büyüdü ve kullandığımız uygulamaların sayısı da bir hayli arttı. Dolayısıyla ana sayfa yönetimi de daha güç bir hale geldi. Ana sayfayı düzenlemeye çalışmak ve dosya türleri için farklı klasörler hazırlamak çok uzun zaman alıyor. Onlarca uygulama arasından istediğinizi bulmak için belki de tek yol ise aramayı kullanmak.

Apple’ın iOS ekran düzenini sağlamak için bazı adımlar atması gerekiyor. Örneğin ana ekrandaki uygulamaların belirli sıralama seçeneklerine sahip olması karışıklığı bir nebze azaltabilir. Uygulamaların yeniden eskiye veya kullanım alışkanlıklarına göre çok kullanılanlardan az kullanılanlara göre sıralanabilmesi iyi olur. Hatta her sunumda yapay zekadan dem vuran Apple’ın indirdiğimiz uygulamaları kategorilerine göre ayırması ve bizim yerimize tüm düzeni sağlaması da mantıklı bir seçenek gibi görünüyor. iOS 13, ana ekrana çeki düzen vermek için iyi bir şans olabilir.

face id

Yüzümüzü her açıdan tanıyabilen Face ID

Face ID donanımsal olarak epey güçlü ve yüz tanıma konusunda çok iyi işler çıkarabiliyor. iPhone’ların güçlü donanımı da Face ID’nin başarılı olmasındaki en büyük etkenlerden. Ancak bu güçlü donanıma rağmen Face ID halen tam olarak istediğimiz gibi çalışmıyor. Telefon ekranı düzken bizi tanıyabilen sistem, ekran yan veya ters şekilde konumlandırıldığında cihaza erişime izin vermiyor. Özellikle navigasyon uygulamalarındayken ekranı yan olarak kullanıldığından bu durum sorun yaratabiliyor.

Mantık yürüttüğümüzde bu sorunun yazılımsal olarak çözülebileceğini söyleyebiliriz. Face ID ile cihaz yan veya tersken alınan görüntü, yazılımsal olarak düzeltilerek  daha önce tanımladığımız yüz görüntümüz ile karşılaştırılabilir. Saniyede milyonlarca işlem yapabilen bir işlemci için bu işlem çok zor olmasa gerek, öyle değil mi? Apple’ın çözüm getirmesi gereken sorunlardan biri kesinlikle bu.

ios 13

iPhone X ve daha yeni cihazlardaki ana ekran tuşunda değişiklik

iPhone X ile birlikte hayatımızdan çıkan fiziki ana ekran tuşunun yerini küçük bir çizgi şeklindeki sanal ana ekran tuşu aldı. Genel olarak başarılı şekilde çalışan bu tuş, bazen can sıkıcı bir hal alabiliyor. Halen bazı uygulamaların iPhone X’e tam olarak uyumlu olmaması nedeniyle bu tuşun altında kalan işlevsel menülere giriş yapmak zorlaşabiliyor. Ayrıca bazı uygulamalarda bu ana ekran çizgisi hiç kalkmıyor ve devamlı olarak ekranda yer işgal ediyor.

Ana ekran barı tüm bu sorunlardan arındırılsa bile yine de gereksiz bir arayüz öğesi olarak karşımızda duruyor. Yeni iPhone modellerini kullanmaya başlayanlar ilk olarak ana ekrana dönüşün nasıl yapılacağını bilemeyebilir ancak birkaç saatlik kullanımın ardından bu tuşun görünmesi tamamen anlamsız hale geliyor. Siz zaten ana ekrana nasıl döneceğinizi biliyorken alttan veya yandan karşınıza çıkıp duran bu ana ekran barı kullanım deneyimini olumsuz etkiliyor. Apple’ın bu ana ekran çizgisini tamamen kapatmayı mümkün hale getirmesini temenni ediyoruz. Çok kolay bir şekilde düzeltilebilecek bir istek olduğunu düşünürsek iOS 13 ile bu ayarın getirilmemesi için hiçbir neden yok.

ios 13

Tamamen yenilenmiş tasarım

Yeni iOS sürümünden istediklerimizi yazdığımız bu listede beklentilerimizi neden düşük tutalım ki? 2013 yılında yayınlanan iOS 7 ile yenilenen iOS tasarımı, günümüze kadar çok radikal değişiklikler geçirmeden geldi. Bu da tam 6 senedir aşağı yukarı aynı arayüze baktığımızı gösteriyor. Elbette o zamandan bu zamana kadar parçalar halinde arayüzde birçok değişiklik yapıldı. Ancak o tarihten bu yana tamamen yenilenen bir iOS göremedik. İki sene üst üste benzer tasarımda telefon piyasaya sürdüğünde eleştiri oklarının hedefi olan Apple’ın bir ara da işletim sisteminin tasarımını tamamen değiştirmesi hiç de fena olmaz. Ancak bu beklentinin iOS 13’de gerçekleşmesine pek ihtimal vermediğimizi de söyleyelim.

ios 13

Bonus: iPad için özelleştirilmiş bir iOS veya tamamen yeni bir işletim sistemi

Cupertinolu teknoloji devi Apple, son yıllarda Apple’ı çok farklı bir kategoride sunmaya başladı. İlk piyasaya sürüldüğü yıllarda “Biz şimdi bu cihazla ne yapacağız?” diye düşündürten, sonraki yıllarda genelde ise YouTube’dan video izlemek ve oyun oynamak için kullanılan iPad, şimdilerde bilgisayarların yerini almak niyetinde. Sorun şu ki, mevcut iOS işletim sistemi ile bilgisayarın yerini alması kolay değil.

Mac ve iPhone arasındaki bir ara cihaz olarak konumlandırılan iPad, bu zamana kadar tam olarak bu iki cihazın ortasında durmayı başaramadı. Çünkü iPad birçok kişinin gözünde dev ekranlı ve telefon özelliği olmayan bir iPhone’du. Son yıllarda klavye desteğinin sunulması ve kalem kullanıma imkan verilmesi heyecan verici olsa da halen iPad’in istenen noktada olmadığı görülebiliyor.

Apple eğer gerçekten de iPad’i bilgisayarın yerini alacak bir cihaz haline getirmek istiyorsa iOS’ten değil macOS’ten bazı özelliklerin cihaza kazandırılması gerekiyor. macOS’in uygulama mağazasında yer alan iş odaklı uygulamaların, tasarım uygulamalarının ve verimlilik uygulamalarının tamamının iPad’e bir şekilde uyarlanması iyi bir başlangıç olabilir. macOS ve iPad’in ortak bir uygulama mağazası çatısı altında birleşmesi ve tüm Mac uygulamalarının iPad’e uyarlanması da fena bir fikir gibi görünmüyor.

Gelişmiş donanımıyla bazı Mac modellerine fark atan iPad Pro’ların bu “Pro” ekini hakedecek özelliklere kavuşması gerekiyor. Mesela Mac’lerde yapılabilen tüm programlama işlerinin iPad’lere gelmesi, yazılımcıların iPad’i tercih etmesini sağlayabilir. Mac’lerde sıklıkla kullanılan klavye kısayollarının iPad’te sistem temelinde çalışabilir olması ve hatta iPad klavyesine dahil edilebilecek mini bir trackpad ile internette gezinme ve uygulama kullanımının kolaylaştırılması da mümkün olabilir.

Apple’ın iPad’i geliştirirken niye bu kadar temkinli davrandığını anlamak zor değil. Ne iPhone’un ne de Mac’in satışlarının zarar görmeyeceği şekilde geliştirmeler yapmak isteyen Apple, bu kez de iPad kullanıcılarına tam olarak istediklerini veremiyor. Yapılması gereken şey ise ya tamamen iPad’lerde kullanılmak üzere özelleştirilmiş bir iOS sürümü ya da bambaşka bir işletim sistemi. TabOS, iPadOS ve hatta ThanOS bile olabilir… Yeter ki Mac’in profesyonel özellikleri iOS’in basit kullanıcı arayüzüyle daha iyi bir noktada buluşabilsin.

Apple büyük, beklentiler daha da büyük

Söz konusu Apple olunca beklentiler her zaman yüksek oluyor. Dünyanın en değerli markalarından biri konumunda olan ve arge çalışmalarına bol sıfırlı bütçeler ayıran Apple’dan hep büyük adımlar bekleniyor. Yapılan çoğu yeniliğin kullanıcıları tatmin etmemesi, aslında Apple’ın çok daha iyi işler yapabileceğine duyulan inançtan kaynaklanıyor. Son yıllarda yenilikçi işler yapma konusunda yeterince başarılı olamayan Apple’ın önümüzdeki dönemlerde neler yapacağını bekleyip göreceğiz.

iOS 13 ile ilgili eğer sizin de farklı bir beklentiniz varsa bunu yorum kısmında belirtebilirsiniz. Zira bu yazıda es geçtiğimiz, ancak çokca beklenen onlarca özellik olduğuna eminiz. iOS 13 resmi olarak duyurulduğunda gelen özellikleri sizlerle paylaşacak ve bu özellikler hakkında yorumlarımızı yapacağız.

YANIT VER

Lütfen yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz